Verimli Ders Çalışma



Verimli ders çalışma ve bilinç yönetimi, okullarda en çok ihtiyaç duyulan konudur aslında. Çünkü veliler genel olarak çocuklarının zeki olduğunu ama yeterince çalışmadığını söylerler, bu konuda sıkça şikayetlerini dile getirirler. Neler yapılması gerektiği hakkında sorular sorarlar. Şimdi neler yapılması gerektiğini, nasıl olması gerektiğini konuşalım.
                Ders çalışmanın en önemli adımlarından biri dersi sevmektir aslına bakarsak. Kişi dersi sevdiği zaman başarıyı yakalayacaktır. Çünkü dersi sevmek, motivasyon ve devamlılık için önemli bir faktördür. Peki kişi dersi sevmediğinde ne yapmalı? Başarıyı nasıl yakalayacak? Kendini tanıyarak… kültürümüzde yaygın olarak söylenen söz, ders çalışma isteğinin çocuğun içinde olması gerektiğidir. Peki çocuğun içindeki ne?

Çocuğun hevesini kaçıran durumları incelediğimizde;
-Ailenin çocuğa ders çalışması hakkında söylediği sözler
-Ailenin sürekli okul hakkındaki ve dersleri hakkındaki soruları
Peki öğrenci ders çalışma kararı alıyor ama neden uygulayamıyor?
Kararların uygulanamamasının nedeni, bilinçaltındaki olumsuz düşünceler olabilir. 
Bilinçüstü: Bilgilerin farkındadır ve seçerek öğrenir. Eler, gerekli olan bilgileri alır, doğru ve yanlış ayrımı yapabilir.
Bilinçaltı: Bilgilerin farkında değildir, hangi bilgi gelirse alır. Mantıklı ve mantıksız, doğru ve yanlış ayrımı yapmaz. Sadece olumlu ve olumsuz ayrımı yapar, onu da kategorize etmek için kullanır. Gelen bilgilerin tamamı bilinçaltına kaydedilir. Bilinçaltı bunları kaydederken anlam yüklemez, sadece kaydeder. Fakat kişi bunlara anlam yükler. Bilinçaltına o şekilde kaydeder. Bu nedenle bilinçaltına bilgileri kaydederken verilen anlamlar kontrol edilmelidir. Bireyler olumsuz anlamlar yükler ve bu şekilde kaydedilmesine neden olursa, olumsuz düşüncelerin daha ağır bastığı bir bilinçaltına sahip olmuş olacaktır.
Bilinçaltında matematik dersi hakkında; yapamam, matematiği sevmiyorum vs gibi olumsuz düşünceler varsa, kişi ders çalışma kararı alsa da bunu sürdürememektedir. Motivasyonu zamanla düşmekte ve gerekli çalışmayı, başarıyı sergileyememektedir. Bundan kurtulmak için; bilinçaltındaki olumlu depolamadaki düşünceleri artırmak gerekmektedir. “Matematiği sevmiyorum” düşüncesi varsa, “matematiği seviyorum” düşüncesi artırılmalıdır. Terazinin olumlu düşüncelerle ilgili kefesi ağır bastığında, olumsuz düşüncelerin etkisinden de kurtulmuş olunacaktır.
Veliler genelde çocuklarının zeki ama çalışmadıklarını ifade ederler. Peki ne kadar zekiler?
Zeka IQ ve EQ’dan oluşmaktadır. IQ mantıksal zeka, EQ duygusal zekadır. Başarı için sadece IQ önemli değildir. Hatta EQ daha önemlidir. EQ, doğru durumda doğru davranışı sergileyebilmek, duygularını kontrol edebilmek ve başkalarının duygularını anlayabilmek için gereklidir. Kişinin yaşamını düzenleyebilmesi EQ’ya bağlıdır. EQ’su yüksek kişiler, zaman yönetimi ve özkontol  becerileri  yüksek kişilerdir. IQ, genetik kodlarla gelen sınırlar çerçevesinde geliştirilir ve genetik kodun dışına çıkılması mümkün değildir; fakat EQ için aynı durum söz konusu değildir. EQ için herhangi bir sınır yoktur, istenildiği kadar geliştirilebilmektedir.

Peki, EQ geliştirmek için ne yapılmalıdır?
-Bireyin ilk olarak kendini tanıması, farkındalık düzeyinin yüksek olması gerekmektedir. Kişi bunu sağladıktan sonra, yapması gerekenleri bilecektir ve bu süreçteki motivasyonunu daha uzun süre koruyacaktır.
-Kendisini zorlamalıdır, bu şekilde iradesini geliştirecektir. Kişi 2 saat ders çalışacağım diye karar vermişse, sıkılsa da 2 saat ders çalışmalıdır. Verdiği kararlara sadık kaldıkça EQ gelişecektir. İrade gelişimi, kendini zorlayarak ve bu konuda antrenman yaparak sağlanır.
                Başarı yolunda önemli faktörlerden biri de sınav kaygısı olmaktadır. Normal düzeyde kaygı bireye güdüleyici etki yapmaktadır. Daha dikkatli ve sistematik ilerlemesini, daha çok önem vermesini sağlar. Bu nedenle normal düzeyde kaygı, kişiye başarı sağlar. Kaygı düzeyi az olursa, kişi rahat olacaktır ve çalışma problemleri yaşayacaktır. Kaygı düzeyi yüksek olduğunda da biyolojik ve ruhsal olumsuz faktörler ortaya çıkacaktır, başarı engellenecektir. Bu nedenle kaygının azı ve çoğu başarısızlığa neden olmaktadır.

Çalışma stratejileri nasıl olmalıdır? Başarıyı getiren çalışma nasıldır?
-Uyku düzeni bu konuda oldukça önemlidir. Uyku düzeninin sağlanamamış olması; biyolojik problemlere, motivasyon eksikliğine ve başarısızlığa neden olmaktadır.
-Programlı çalışılmalıdır. Bu program ise;
·         Esnek ve uygulanabilir olmalıdır.
·         Kişi kendine söz vermelidir.
·         Hedef belirlenmelidir.
·         EQ geliştirilmelidir.
·         Öğrenciye özel bir program olmalıdır.
·         Her güne ait gerçekler düşünülmelidir, ona göre program hazırlanmalıdır. Kişinin günlük yaşantısına uygun olmalıdır.
·         Kademeli program olmalıdır. Örneğin 2 aşamadan oluşmalıdır. 1 aşama kişinin mecburen yapması gereken kısım, 2. Aşama da isteğe bağlı kısım olmalıdır. Daha esnektir, kişinin o anki isteğine bağlıdır.
-Çalışırken konular birbirine karıştırılmamalıdır.
-Konudan konuya atlanılmamalıdır.
-Yarım öğrenmeler olmamalıdır. Konular tam olarak öğrenilmelidir. Depolama için tam öğrenme önemlidir. Aksi halde kafa karıştıracaktır.
-Yatarak, televizyon izleyerek ve müzik dinleyerek çalışılmamalıdır.
-Telefon konuşmaları, mesajlaşmalar, sosyal medya hesaplarında geçirilen vakitler düzenlenmelidir.
-Görülebilecek yerlere, kişinin kendine özel olan notlar yapıştırılabilir.
               
Peki ya kişinin dikkati dağınıksa?
Dikkati Toplamada Beyin
    1.       Birincil Dikkat
    2.       Kısmen algılanan, fark edilen ama önem verilmeyen
    3.       Hiç fark edilmeyen
Dikkat dağınıklığı fizyolojik ve durumsal olarak 2’ye ayrılmaktadır:
-Fizyolojik dikkat dağınıklığı için doktora gidilmelidir. İlaç kalıcı bir fayda sağlamayacaktır, sadece anlık çözümler sunacaktır.
-Durumsal dikkat dağınıklığı varsa odaklanma çalışmaları yapılmalıdır. Dikkat egzersizleri ile, zamanla gelişme gösterecektir. Dikkat problemi yaşayan bireylerin çoğunda durumsal dikkat dağınıklığı olduğu görülmüştür. Durumsal dikkat dağınıklığını düzeltmek için bireyin önem sıralamasını değiştirmesi gerekmektedir. Örneğin ders çalışırken dikkati dağılıyorsa, kişinin o an önem sıralamasında ön planda ders olmadığı anlaşılmaktadır.
                                           - Dikkat dağıldığında durup farklı bir şey yapılması faydalı olacaktır:
·         Kısa mola: 3-10 sn. göz odağı anlık değiştirilir ve derin nefes alınır.
·         Uzun mola: 10-30 sn. göz odağı değiştirilir, derin nefes alınır ve odaklanma hareketleri uygulanır.
Konsantrasyon antrenmanları:
-Dikkat süresini artırmaya çalışmak
-Bir şeye, tek bir şeye odaklanmaya çalışmak, başka şeylerle uğraşmamak
-Zihnini dağıtan şeylerden uzaklaşmamak

Derin nefes alındığında beyine oksijen gider ve sinüs bölgesinde kısmi soğuma olur. Bu da dikkatin toplanması için faydalıdır. Kişi o an dikkatini nefese verip dersten uzaklaşmış olduğu için de psikolojik rahatlama sağlayacaktır. 


iletişim için: pdr.gamze34@gmail.com
Blogger tarafından desteklenmektedir.