ELEKTRODERMAL AKTİVİTE VE PSİKOLOJİ

ELEKTRODERMAL AKTİVİTE VE PSİKOLOJİ

ÖZET
Elektrodermal aktivite hakkında yapılan çalışmalara 1950’li yıllarda başlanmıştır (Süer, 1990). Elektrodermal aktivite, ekrin ter bezlerinin ve bağlantılı olan dermal, epidermal dokuların elektriksel aktivitesi anlamına gelmektedir (Kula ve Süer, 2006). Deri yüzeyine özel elektrotlar yerleştirerek derideki elektriksel aktivite ölçülür. Bu aktiviteyi incelerken endosomatik ve egzosomatik olmak üzere 2 yöntem kullanılır. Ölçüm sırasında güvenirliği sağlamak adına da kullanılan gürültü giderme teknikleri vs. gibi yöntemler bulunmaktadır. Bu yöntemlerin yanında, destekleyici parametreler kullanılarak elektrodermal aktivite sinyalleri yalnız başına değerlendirilmemiş olur (Aladağ ve ark., 2015). Elektrodermal aktivite ölçümleri; psikofizyoloji, parapsikoloji ve nörofizyoloji alanlarında sıkça kullanılmaktadır (Dolu ve Özbek, 2010). Epilepsi, depresyon, ağrı, stres, tiroit, hipertansiyon, heyecan, parkinson, hemisferik asimetri, şizofreni, diyabet gibi vakalarda, yol gösterici ve durum tespit edici olduğu için faydalı görülmektedir (Esen, 2000).
Anahtar Kelimeler: elektrodermal aktivite, elektrot, ekrin, ter bezi, dermal, epidermal, endosomatik, egzosomatik, psikoloji, psikofizyoloji
GİRİŞ
Araştırmada, Türkiye’de son zamanlarda eskiye oranla daha çok gündeme gelen elektrodermal aktivite hakkında bilgi toplamak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, literatür taraması yapılarak makaleler incelenmiştir. İncelenen makalelerde; Elektrodermal aktivitenin ne olduğu, bu ölçümün nasıl yapıldığı, nerelerde kullanıldığı, psikoloji alanında kullanılış şekli gibi konular incelenmiştir. Yazılan metinde bu konulara dair bilgilere yer verilmiştir.
BİLGİLER
1.Elektrodermal Aktivite
Elektrodermal aktivite, deride ter bezlerinin çalışmasıyla ortaya çıkan elektrik aktivitesi anlamına gelmektedir (Aladağ ve ark., 2015). Ter bezleri ise sempatik sinir sistemi vasıtasıyla çalışır. Bu elektriksel aktivite, sempatik sinir sistemiyle bağlantılı olduğu için; sempatik sinir sisteminin en temel göstergesi olduğu düşünülür. Sempatik sinir sistemi fazla çalıştığında ve buna bağlı olarak vücut ısısında artış olduğu durumda, elektrodermal cevap daha çabuk ortaya çıkmaktadır (Kula ve Süer, 2006).
 Derideki elektrik aktivitesi, deriye yerleştirilen özel elektrotlar sayesinde ölçülebilmektedir. Ekrin ter bezleri dikkate alınarak deri yüzeyinden ölçüm yapılır. Deri iletkenliği elektrik akımının iletilmesi ve ölçülmesi konusunda önemli rol oynamaktadır (Aladağ ve ark., 2015).  
Terleme, organizma için vücut ısısının kontrolü açısından önemli rol oynamaktadır. Fakat ısı kontrolü amacı dışında da organizmada terlemeler görülebilir. Bunlara örnek olarak stres ve tehlike durumlarında oluşan terlemeler gösterilebilir (Kula ve Süer, 2006). Bu terlemeler aracılığı ile deri yüzeyinde ölçüm yapılarak derideki elektriksel aktivite ölçülür ve vücudun sistemi hakkında bilgi edinilmiş olur. Bu aktivasyon bilgisi ile de birçok hastalığa tanılama ve tedavi planı oluşturma imkanı sağlar.
Elektrodermal aktivite ölçüm tekniği, uygulanması kolay bir tekniktir ve maddi açıdan ekonomiktir. Non-invaziv bir yöntemdir, bu nedenle de alanda kullanılan diğer yöntemlere bakarak daha avantajlı olduğu rahatlıkla söylenebilmektedir (Esen, 2000).
EDA şeklinde kısaltma ismiyle de sık sık karşılaşılmaktadır (Aladağ ve ark., 2015). Önceleri ise; Orienting Refleks, Galvanik Deri Direnci, Elektriksel Deri Direnci, Galvanik Deri Refleksi, Elektrodermal Refleks, Psikogalvanik Refleks isimleriyle de çokça anılmıştır (Süer, 1990).
2. Deri Yapısı
İkiye ayrılır:
2.1. Epidermal doku
Dış yüzeyde görülen deki dokusudur. Kendi içinde katmanları bulunmaktadır.
2.2. Dermal ve Hipodermal Doku
Sinir hücrelerinin, kan ve damarların, liflerin, yağ dokusunun, bağ dokularının ve kıl, yağ, ter bezlerinin bulunduğu deri katmanıdır.
3.Ter Bezleri
İkiye ayrılır:
3.1. Apokrin Bezleri
Koltuk altında, genital bölgede, meme başlarında ve kasıklarda bulunan ter bezleridir.
3.2. Ekrin Bezleri
Tüm vücutta, özellikle göğüste ve alında çokça bulunmaktadır. Doğrudan deri yüzeyine açılan yapıları bulunmaktadır. Salgılama kapasiteleri yüksektir. Sempatik sinir sistemine bağlıdırlar (Özesmi ve ark. 2002). Uyarılara verilen yanıtlar, bölgeden bölgeye farklılık gösterir. Eldeki ter bezlerinin uyarılara tepki verme eşiği ile alın bölgesindeki ter bezlerinin uyarılara tepki verme eşiği aynı değildir (Süer, 1990).
4.Elektrodermal Aktivite İnceleme
Deri yüzeyine yerleştirilen özel elektrotlar sayesinde, epidermal ve dermal dokular ile ekrin ter bezlerinden kaynaklı deride var olan elektrik aktivitesi ölçülür (Aladağ ve ark., 2015). Ekrin ter bezleri uyarılara daha güçlü yanıtlar verebildiği için elektrodermal aktivite inceleme sırasında baz alınır. Fakat ekrin ter bezleri vücudun her yerine eşit oranla dağılmamıştır. Bundan dolayı el ve ayak yüzeyi ölçümlerde daha yoğun kullanılmaktadır. Bu bölgede bulunan ekrin ter bezleri, uyarılara cevap verebilmesi adına elektrodermal ölçüm için daha kullanışlı olmaktadır (Kula ve Süer, 2006). Bu ölçümler hesaplanırken fazik ve tonik parametrelerden faydalanılır. (Özesmi ve ark., 2002).
4.1. Tonik Parametreler
Devamlılığı olan elektriksel aktiviteleri tanımlamak için kullanılır.
4.2. Fazik Parametreler
Devamlılığı olmayan ve herhangi bir uyarana tepki olarak ortaya çıkan kısa süren aktiviteleri tanımlamak için kullanılır (Kula Süer, 2006).
Ölçümler yapılırken; etkilemesi ihtimal olan faktörlerin kontrol altına alınması, farklı testlerle verilerin desteklenmesi, ölçüm planının dikkatli oluşturulması güvenilir sonuçlar elde edebilmek için oldukça önemlidir (Esen, 2000). Elektrodermal aktivite ölçümü yalnız başına kullanılmamaktadır. Poligrafik yöntemler de kullanılarak ölçüm desteklenmekte ve daha güvenilir sonuçlar elde edilmeye çalışılmaktadır. Bu elektrodermal aktivite ölçümü yapılırken iki yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntemler; endosomatik ve egzosomatik yöntemler olarak isimlendirilmektedir (Aladağ ve ark., 2015).
4.A.Endosomatik Yöntem
Deride kendiliğinden oluşan elektrik akımını ölçme yöntemidir. Herhangi bir elektrik akımı dışarıdan verilmez.
4.B.Egzosomatik Yöntem
Deride kendiliğinden oluşan elektriksel akımı ölçmek yerine; deriye, dışarıdan sabit voltajlı ya da sabit akımlı enerji verilerek yapılan ölçüm anlamına gelmektedir (Esen, 2000). Sabit voltaj ile ölçüm yapılırsa, deri iletkenliği hakkında; sabit akım ile ölçüm yapılırsa deri direnci hakkında bilgilere ulaşılmış olmaktadır (Dolu ve Özbek, 2010).
5. Elektrodermal Aktivite Ölçümüne Etki Eden Etmenler
5.1. Fizyolojik Etmenler
-Adrenalin ve noradrenalin hormonu enjekte edilmesi bölgesel terleme oluşturur.
-Progesteron hormonu terlemeyi azaltır.
-Aldosteron hormonu terleme üzerinde etkilidir.
-Antidiüretik hormon salgısı terlemeyi azaltır.
5.2. Çevreye Bağlı Etmenler
-Yapılan ölçümün zamanı, deri iletkenliği dolayısıyla ölçüm üzerinde etkili olan bir faktör olmaktadır. Deri iletkenliğinin geceleri daha çok olduğu ve gün ortasında en yüksek seviyeye ulaştığı bilinmektedir. Bundan dolayı da yapılan ölçümün zamanı, güvenirliği etkilemektedir.
-Yapılan araştırmalarda ısının, elektrodermal aktivite ölçümüne etkisinin bulunmadığı saptanmıştır.
-Bunun yanında; yapılan araştırmalarda, nem ile elektrodermal aktivite arasında bir ilişki saptanmamasına rağmen deri iletkenliği ile nem arasında negatif korelasyon olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Yani bu ifadeden; nem oranı arttıkça deri iletkenliğinin azaldığı, nem oranı azaldıkça ise deri iletkenliğinin arttığı bilgisi anlaşılmaktadır.
5.3. Ölçüme Dayalı Etmenler
-Polarizasyon ismi verilen ters akım kuvveti geliştiği taktirde, ölçüm olumsuz etkilenmektedir.
-Elektrotların deri üzerinde kullanılma alanının büyüklüğü arttıkça, elektrodermal aktivite değerlerini ölçme oranı da artmaktadır.
-Kullanılan elektrot sisteminin türü ölçümde etkili olmaktadır.
-Ölçüm için kullanılan solüsyonlar deri üzerini kapsadığı için deri yüzeyindeki terle temas edemeyebiliyor. Bundan kaynaklı ölçüm problemleri de yaşanabiliyor. Solüsyon konusunda dikkatli olunmalıdır.
-Ter bezlerinin yoğunluğu ile ölçümün güvenirliği arasında doğru orantılı bir ilişki bulunmaktadır. Ter bezlerinin yoğunluğu arttıkça ölçümün doğruluğu oranında artış görülmektedir.
5.4. Bireyin Özelliklerine Dayalı Etmenler
-Irka bağlı olarak ölçümlerde farklılıklar olduğu görülmüştür. Çünkü ırklar ten renklerini etkilemektedir. Bu da deri iletkenliği üzerinde etkili olmaktadır. Yapılan araştırmalarda; beyaz tenli bireylerin deri iletkenliğinin, siyah tenli bireylerin deri iletkenliğinden daha yüksek olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Deri iletkenliği ise ölçümü doğrudan etkilemektedir.
-Yaş ölçümler üzerinde önemli bir faktördür. Yaşla birlikte gelişimsel görevlerle karşılaşılmaktadır. Ergenlik, buluğ öncesi vs. gibi dönemlerde terlemeler, deri iletkenliği vs. hakkında vücutta değişimler görülmektedir. Bu nedenle ölçümler etkilenmektedir.
-Kişinin ruh halinin elektrodermal aktiviteyi etkilediği bilinmektedir (Süer, 1990). Öfkeli kadınlarla yapılan araştırmalarda, öfke durumunun düşük olduğu bilinen kadınlarla yapılan araştırmaya göre değişik ölçümler elde edilmiştir (Esen, 2000).
-Kadınların deri iletkenlik seviyesinin erkeklere oranla daha düşük olduğu görülmüştür. Bu da menstrual dönemi akla getirmektedir. Menstrual dönemle deri iletkenliği arasında bağlantı olduğu düşünülmektedir (Süer, 1990).
-Sıcaklığın ölçüm üzerinde etkili olduğu uzmanlar tarafından belirtilmiştir (Esen, 2000).
6. Kullanıldığı Alanlar ve Psikoloji
Elektrodermal aktivite ölçümleri; nörofizyoloji ve psikofizyoloji alanlarında, psikozların tanılamasında sıkça kullanılmaktadır. Diyabet, parkinson, motor bozukluğu gibi hastalıklarda elektrodermal aktivite ölçümleriyle hastaya ve hastalığa dair veriler elde edilmeye ve bu sayede tedavi planları oluşturulmaya çalışılmaktadır.
Şizofreni ve depresyon hastalarında,  elektrodermal aktivite ölçümleri tedavi amaçlı kullanılarak faydalı olmaktadır. Çünkü bu hastalar tepkilere daha az yanıt vermektedir. Ölçüme verdikleri yanıtlara göre tanılama yapılmakta ve tedavi planı oluşturulmaktadır. Fakat deri iletkenliğinin düşük ya da yüksek olması konusunda uzmanların tartışmaları devam etmektedir (Süer, 1990).
Bunların yanında dikkat düzeyi, algılama düzeyi, mental bozukluk gibi durumlarla ilgili saptamalarda kullanılmak üzere de elektrodermal aktivite ölçümleri kullanılmaktadır. Çünkü sempatik ve parasempatik sinir sistemi terleme konusunda aktif rol oynamaktadır. Bu sinir sistemlerinin kontrolü zihindedir. Ter bezlerinin ölçümü ile dolaylı yoldan mental durumla ilgili bilgilere ulaşılabilmektedir.
Ağrılı ve stresli durumlarda elektrodermal aktivitede artış gözlenmektedir. Çünkü ağrı ve stres yaşandığında ter bezlerinin çalışmasında artış oluşmaktadır. Bu sayede akut ağrı bozukluğunda ve akut stres bozukluğunda, elektrodermal aktivite ölçümleri faydalı bir yöntem olarak düşünülmektedir.
Hipertansiyon hastalarındaki elektrodermal aktivite ölçümlerimdeki değişkenlik ile sempatik sinir sistemindeki değişiklik arasında bağlantı olduğu düşünülmektedir. Ter bezlerindeki aktivitelerin kontrol merkezi sempatik sinir sistemi olduğu bilindiğine göre; elektrodermal aktivite sayesinde sempatik sinir sistemi, bu sayede de hipertansiyon hakkında bilgi edinilmiş olmaktadır.
Epilepsi hastalarında, epilepsi nöbeti sırasında elektrodermal aktivitenin arttığı bilgisine ulaşılmıştır. Bunun nedeni olarak ise merkezi sinir sisteminin epilepsi nöbetinde rol oynadığı belirtilmektedir (Esen, 2000).
Beyinde yer alan sağ hemisferin ve sol hemisferin elektrik aktivitesini ölçmek amacıyla, elektrodermal aktivite ölçümleri kullanıldığı da yapılan araştırmalarda görülmüştür (Özesmi ve ark., 2002). Bireyin beyninde yer alan bir hemisfer diğerine göre baskın olabilmektedir. Sol hemisfer, vücudun sağ bölgelerinin (sol el kullanımı), sol hemisfer ise vücudun sağ bölgelerinin (sağ el kullanımı) kontrolüyle ilgilenmektedir. Bunun yanında, sol hemisfer; dil, konuşma, ritim, matematik, anlamlandırma ve mantıksal akıl yürütme, sözel bellek ve sözel zeka,  ayrıntıların fark edilmesi gibi becerilerde etkin olmaktadır. Sol hemisfer ise; şarkı ve şiir söyleme, kişisel ilişkiler, beden dili yorumlama, ayrıntıları fark edebilme, sesleri fark edebilme gibi becerilerde etkin olmaktadır. Hemisferlerin ölçümü ile kişide hangisinin baskın olduğu hakkında fikir sahibi olunur. Bu şekilde bireyin gelişimi, geçmişi, şimdi hali hakkında çıkarımlar elde edilebilir. Bu çıkarımlar sayesinde; tedavi planı oluşturulabilir, kişinin psikolojik desteği ve gelişimsel desteği hakkında planlar oluşturulabilir. Bunun yanında, bireyin eğitim hayatı planlanırken bu bilgiler de göz önünde bulundurulabilir (Dolu ve Özbek, 2010).

Periferik sinir sistemi, otonom sinir sistemi ve merkezi sinir sistemi ile ilgili hastalıkların tanılamasında ve tedavisinde de elektrodermal aktivite ölçümlerinin faydalı olacağı uzmanlar tarafından düşünülmüştür. Bu sayede hastalıklar saptanabilmektedir (Esen, 2000).
Uykusuzluk ve yorgunluk hali ile ortaya çıkan bilişsel işlevlerdeki sınırlılıklar, koordinasyon eksikliği, reflekslerdeki sınırlılıklar, anksiyete düzeyleri ve uyku bozukluğu üzerine yapılan çalışmalar literatüre eklenmiştir (Dolu ve ark., 2013).

KAYNAKÇA
1.       Aladağ, S., Dolu, N., Güven, A., Özbek, H. (2015). Elektrodermal aktivite sinyallerinde gürültü giderme yöntemlerinin karşılaştırılması. Tıp Teknolojileri Ulusal Kongresinde sunulan bildiri, Vogue Hotel, Muğla.
2.      Bulut, N., Dolu, N., Gölgeli, A., Gümüşçü, E., Özesmi, Ç., Süer, C. (2002). Hipergliseminin elektrodermal aktivite ve uyarılma potansiyelleri üzerine etkisinin streptozotosin ile diabet oluşturulmuş sıçanlarda incelenmesi. Kayseri.
3.      Dolu, N., Elalmış, D. D., Keloğlan, S. (2013). Vardiyalı çalışan hemşirelerde dikkat düzeyinin elektrodermal aktivite ile cinsiyet hormonları arasındaki ilişkisi yönünden incelenmesi. Nöropsikiyatri Arşivi, 50: 197-201.
4.      Dolu, N. Ve Özbek, H. (2010). Sporcularda dikkat düzeyindeki hemisferik farklılıkların elektrodermal aktivite ile belirlenmesi. Sağlık Bilimleri Dergisi, 19(2), 93-101.
5.      Esen, F. (2000). Elektrodermal aktivite. T Klin Tıp Bilimleri, 20: 27-34.
6.      Kula, H. Ve Süer, C. (2006). Kısa süreli egzersizin antrene sporcularda deri iletkenliğine etkisi. Sağlık Bilimleri Dergisi, 15(2), 107-115.

7.      Süer, C. (1990). Elektrodermal Aktiviteye Cinsiyet, Isı, Kayıt Bölgesi ve Sigaranın Etkileri. Yayınlanmış Tez: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kayseri.
Blogger tarafından desteklenmektedir.